İMPLANTOLOJİ


İmplantoloji

İmplant kaybedilmiş doğal dişlerin yerini tutması amacıyla çene kemiğinin içine yerleştirilen yapay diş kökleridir. İmplantlar titanyum alaşımdan yapılan, kök formunda, çene kemiğinin içerisine cerrahi işlemlerle yerleştirilen materyallerdir.

Titanyum vücut dokularıyla en uyumlu, non-alerjik ve en az reaksiyon oluşturan maddedir. Kemik içerisine yerleştirilen implantlar ile kemik arasında yaklaşık 2-4 ay içerisinde yapısal ve fonksiyonel olarak bir birleşme meydana gelir (osseointegrasyon). 2–4 ay bekleme süresinden sonra implantın üzerine protez yapılır.

İmplantın yapılış amacı, diş eksikliklerinin olduğu durumlarda hastalara daha rahat bir kullanım ve daha iyi bir estetik sağlamaktır. Yaklaşık olarak 30–60 dk süren ve lokal anestezi altında yapılan bir işlem ile çeneye implant ( silindirik vida ) yerleştirilir. Tek diş, birden fazla diş eksikliğinde veya tam dişsizlikte, implant yerleştirmeye uygun miktarda kemik olan her vakada implant kullanılabilir.

İmplant öncesine diş hekimi tarafından dikkatli bir muayene ve hazırlık yapılması gerekmektedir. Öncelikle hastalardan detaylı bir şekilde genel sağlık durumuyla ilgili bilgi alınmalıdır. Daha sonra titizlikle ağız içi muayene ve radyografik değerlendirme (panoramik film-tüm ağız filmi) yapılmalıdır.

Tüm bu değerlendirmeler implant uygulaması için hastanın genel sağlık durumunun ve implant yerleştirilmesi planlanan bölgelerdeki kemiğin kalitesinin uygun olup olmadığı hakkında hekime fikir verir. Yapılan incelemeler sonucunda hastanın dişsiz bölgesine uygulanacak en ideal çapta ve boyda implant seçilir.

İmplant uygulamalarında amaç, sadece kaybedilen dişlerin yerine konulması değil aynı zamanda ağız ve çevre dokularının iyi bir hale gelmesinin sağlanmasıdır. İmplant tedavileri, uzun dönemde başarılı sonuçların yanı sıra hasta memnuniyetini de beraberinde getirmektedir. Son yıllarda, dişsiz çenelerin kemik içi implantlar ve üzerine yapılan protezler ile tedavi edilmesi, diş hekimliği uygulamalarına da yeni bir boyut kazandırmıştır.

Ağız hijyeni implant başarısı çok önemlidir. Hastanın ağız bakımının iyi olmaması implant uygulamasının başarısını kötü etkileyecektir. Bu nedenle, implant yapılması düşünülen hastaların ağız bakımı implant uygulaması öncesinde titizlikle değerlendirilmelidir. İmplant adayı hastaların ağız bakımı mutlaka iyi olmalıdır. Ayrıca implant ağızda kaldığı sürece dişetlerinin tamamen sağlıklı olması gerekmektedir.

Günümüzde implant uygulaması (diş ekme/ diş çakma), doğru teşhis, yeterli bilgi, tecrübe ve donanımla yapıldığında hasta ve hekim açısından çok başarılı sonuçlar verebilen bir tedavi şeklidir. İmplant, geleneksel köprü ve protezlere göre daha iyi konuşma ve çiğneme fonksiyonu sağlarken, yüzünüzde doğal bir görünümü de beraberinde getirir.

İmplant uygulamaları bir dizi karmaşık ve uzun süreli işlemleri gerektirir. Dolayısıyla rutin diş hekimi hizmetlerinden daha yüksek bir harcama gerektirirler. İmplant tedavileri tamamlanan hastalarda yapılan bir araştırmada, hastalar yaptıkları yatırımın karşılığını aldıklarını ve gerekirse aynı şeyi tekrar yaptıracaklarını belirtmişlerdir.

İmplant uygulaması yapılabilecek durumlar:

- Bir veya daha fazla diş eksikliği olan ve komşu dişlerin köprü yapmak için kesilmesinin istenmediği durumlarda
- Çenenin en arkasındaki dişin olmadığı ve dolayısıyla köprü yapılamayan durumlar.
- Ağzında hiç diş bulunmayan (tam dişsiz) hastalarda
- Sabit protez (köprü) yapılamayan arka bölgelerde diş eksikliği bulunan hastalarda
- Bulantı refleksi olan tam veya hareketli protez kullanamayan hastalarda
- Hareketli protezin ağızda durmadığı ve sürekli düştüğü hastayı fonksiyon açısından tatmin etmediği vakalarda
- Tek diş eksikliği olan vakalarda
- Hareketli protezlerin yapıldığı malzemelere karşı alerjisi olan hastalarda
- Hareketli protezlerin sürekli kemik kaybına sebep olduğu saptanan hastalarda implant uygulaması tercih edilebilir.

 

Bununla birlikte implantın uygulanmasında sakınca olan durumlarda mevcuttur:
- Kontrolsüz diabete (şeker hastalığı) sahip bireyler
- Radyasyon tedavisi gören hastalar
- Çok fazla miktarda sigara kullanan bireyler
- Kemik gelişimini tamamlamamış genç bireyler
- Hamile kadınlar
- Alkol ve uyuşturucu bağımlıları
- Kan sistemi bozuklukları (hemofili, lösemi gibi) olan bireyler
- Savunma sisteminde bozukluk olan veya savunma sistemini baskılayan ilaç kullanan bireyler
- İleri derecede diş sıkma ve gıcırdatma problemi olan hastalar implant uygulamaları için uygun adaylar değildir.



TEK DİŞ EKSİKLİKLERİNDE İMPLANT UYGULAMALARI
Ön bölge tek diş eksiklikleri fonksiyonel, estetik ve psikolojik problemleri beraberinde getirmektedir.

Ön bölgedeki tek diş eksikliklerinin sebepleri genellikle aşağıdaki gibidir;
- Kalıtsal diş eksiklikleri
- Travma
- Tekrarlayan çürükler
- Kök rezorbsiyonları
- Kanal tedavisi (endodontik tedavi) sırasında meydana gelen komplikasyonlar
- Dişeti hastalıkları (Periodontal hastalıklar)
Tek diş eksikliklerinin tedavi edilme şekilleri şunlardır;
- Hareketli protezler
- Sabit protezler
- İmplantlarla tedavi

Uzun yıllar boyunca tek diş eksikliklerinin en iyi tedavi şeklinin geleneksel sabit protezler olduğu düşünülmekteydi. Sabit protezler için boşluğa komşu dişlerin prepare edilmesi (Kesilerek küçültülmesi) gereklidir. Sabit protezlerdeki destek dişlerin yetersiz ve yanlış preperasyonu, endodontik (Dişin damar-sinir paketi ile ilgili) ve periodontal (Dişeti ile ilgili) sorunların oluşmasına neden olabilmektedir.


TAM DİŞSİZ AĞIZLARDA İMPLANT UYGULAMALARI

Tam dişsiz çenelerin tedavisinde sıklıkla kullanılmakta olan hareketli tam protezler her iki çenede kemik erimesine neden olabilmektedir. Çene kemiklerinde meydana gelen bu kemik kayıpları, protez desteğini olumsuz yönde etkilerken, kas bağlantıları da bu protezlerin fonksiyonunu engelleyebilmektedir. Hastalar bu sebeple hareketli protezleri (damak protezler) kullanmakta zorluk çekmektedir.<
Kaybedilmiş dişlere sahip bir ağızda, kemik içi dental implantların sabit ve hareketli protezleri desteklemek amacı ile kullanılması, başarılı bir tedavi seçeneği haline gelmiştir.

Hastanın yapılan değerlendirilmesi sonucunda, kemik içerisine yerleştirilen implantların üzerine iki tip protez planlaması yapılabilir;
1. İmplant destekli sabit protez (Takılıp çıkartılmayan /kron/köprü protezler)
2. İmplant-doku destekli hareketli protez (Takılıp çıkartılan/barlı /bol ataçmanlı protezler):

İki tip implant-doku destekli protez vardır. İkisinde de protezin altyapısı akriliktir. Bunlar;

a) Barlı protezler
b) Ball ataşmanlı protezler

Barlı Protezler;
Hasta ağzına 2-4 implant yerleştirildikten sonra bu implantların üzerine ince bir metal bar yerleştirilir. Çeşitli ara parçalar bar, protez ya da her ikisine birden yerleştirilir. Protez barın üzerine uygun şekilde yerleştirilir ve klips ile yerine oturtulur.

Ball Ataşmanlı Protezler;
Çene kemiğine yerleştirilen her implant üzerine metal bir parça (Küre/ top şeklindeki) oturtularak, protez içindeki başka bir parçaya yerleştirilir. Birçok vakada implant üzerindeki ataşmanlar küre şeklindedir ve protez içindeki yuvalarına yerleşirler. Bu şekilde implantlara tutturulan protezler hareketsiz bir şekilde ağızda durabilirler.

Sabit veya hareketli implant destekli proteze karar verilebilmesi için göz önünde bulundurulması gereken birçok faktör vardır. Bunlar, hastada kalıcı kemik kaybı veya travma ve cerrahi nedenlerle dokularda kayıp meydana gelmiş olması gibi faktörlerdir. Bu tip hastalarda hareketli protez uygulanması daha uygun olur.

Hasta, dişlerini son 5 yıl içinde kaybetmiş ve çok az kemik kaybı söz konusu ise, implant destekli sabit protezler tercih edilmektedir. Bu uygulamalarda, hasta doğal dişlerine yakın bir rahatlık hissetmektedir ve protezin hareketliliği ortadan kalkmaktadır.